İDEAL ÜNİVERSİTE

 

Prof.Dr.Coşkun Can Aktan

 

“Nereye gideceğini bilmeyen bir gemi için hiç bir rüzgardan fayda yoktur.”

Michel de Montaigne

“Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur.”

Peter Drucker

 

Herhangi bir reformun başarısı ve kalıcı olması idealizm’den hareket ederek atılmış ciddi ve samimi adımlara bağlı bulunmaktadır.

İdeal bir üniversitede olması gereken başlıca on iki temel ilkeden sözedilebilir. Bu ilkeleri kısaca açıklamaya çalışalım: (Şekil-1)

Akademik Özerklik.  İdeal bir üniversite için “özerklik” olmazsa olmaz şartlardan birisidir. Üniversite özerkliği üç temel özerklik alanı içerir: “yönetimde özerklik”, “mali özerklik” ve “bilimsel özerklik.”  Üniversite özerkliği, (akademik özerklik) geniş anlamda tüm bu alanlardaki özerkliği ifade eder.

Akademik özerklik, Yüksek Öğretim Kurumlarının Özerkliği ve Akademik Özgürlük Üzerine Lima Bildirgesi’nde şu şekilde tanımlanmıştır:

"Özerklik" yüksek öğretim kurumlarının iç işleyişlerine, mali işlerine ve yönetimlerine ilişkin kararlar almada ve eğitim, araştırma, dışa yönelik çatışmalar ve diğer ilgili faaliyetlerde kendi politikalarını oluşturmada devlet ve toplumun tüm diğer güçleri karşısındaki bağımsızlıkları anlamına gelir;[i]

Akademik Özgürlük. Üniversitelerde görevli bilim adamlarının bilgi üretme, araştırma yapma, kitap yazma, toplumsal sorunlar ile ilgili görüş bildirme vs. konularında tamamen özgür olmaları esastır ve bu konuda hiçbir doğrudan ve dolaylı baskının olmaması gerekir.

Akademik özgürlük, Yüksek Öğretim Kurumlarının Özerkliği ve Akademik Özgürlük Üzerine Lima Bildirgesi’nde şu şekilde tanımlanmıştır:

“Akademik özgürlük, akademik bir çevre üyelerinin tek tek ya da toplu halde bilgiyi araştırma, inceleme, tartışma, belgeleme, üretme, yaratma, öğretme, anlatma veya yazma yoluyla edinimlerinde, geliştirilmelerinde ve iletmelerindeki özgürlükleri anlamına gelir.”[i]

Akademik Kalite. İdeal bir üniversite sistem kalitesi (kural ve kurumların kalitesi), insan kalitesi, donanım kalitesi ve tüm bu kalite boyutlarının oluşmasına ve kurumsallaşmasına olanak yaratacak ve destek olacak liderlik kalitesi gereklidir. Üniversiteler uluslararası düzeyde kabul görmüş kalite güvencesi, kalite standartları, özdenetim ve akreditasyon uygulamalarına tabi olmalıdır. Akreditasyon, daha önceden belirlenmiş standartlara dayalı olarak belirli bir değerlendirme sürecinden sonra, bir kurum ya da programın kalitesiyle ilgili olarak resmi nitelikte hazırlanmış, yazılı bir belge olarak tanımlanabilir.[ii]

Akademik Etik. Akademik kurumlarda eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetlerinde evrensel düzeyde kabul edilen etik değerlere ve ilkelere uygun davranılması gerekir. Kayırmacılık, kollamacılık, kopyacılık, bilimsel araştırma hırsızlığı vs. uygulamalar mutlaka ortadan kaldırılmalıdır.

Akademik Liyakat. Öğretim elemanlarının mesleğe ilk girişlerinde, yeniden atamalarında, nakillerinde ve ilerlemelerinde en yüksek düzeyde liyakat sistemine önem verilmesi ve liyakat ilkelerinin kurumsallaştırılması sağlanmalıdır. Üniversitelerde kayırmacılık ve kollamacılık kabul edilemez uygulamalardır. Akademik ünvanlarda ilerleme ve atamalarda, 'bilimsel başarı' kriterlerinin belirleyiciliği esastır.  

Demokratik Yönetim. Uygar toplumlar, demokrasi ilkelerine dayalı bir yönetim benimsemişlerdir. Seçim, demokrasinin gerekli, fakat yeteri koşulu değildir. Demokratik bir düzende hukukun üstünlüğü, laiklik, saydamlık, katılımcılık, çoğulculuk, iktidarın sınırlandırılması, kuvvetler ayrılığı, sivil toplum gibi ilkeler önem taşır. Üniversitelerin de demokratik düzenin temel ilkelerine bağlı yönetilmesi gerekir. Üniversitelerde yerinden yönetim, yönetime katılma, yönetimde açıklık, denetim ve hesap sorulabilirlik (accountability) gibi ilkelerin mutlaka hayata geçirilmesi gerekir.

Akademik Rekabet. Bilimsel gelişme ve ilerleme için üniversiteler ve öğretim elemanları arasında rekabet ortamının mevcut olması gerekir.

Akademik Hareketlilik. İdeal üniversite ortamı yaratabilmek için eğitim-öğretim elemanlarının ve bilim adamlarının farklı üniversitelerde çalışma hakkının ve imkanının varolması gerekir. Üniversiteler rekabete açık olmalı ve performansı esas alan bir sistem oluşturularak öğretim elemanlarının ve araştırmacıların kendi üniversitelerinin dışında eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini sürdürmeleri önem taşımaktadır.

Sosyal Sorumluluk.  İnsanların ve organizasyonların içinde yaşadıkları çevreye ve topluma karşı sorumlulukları bulunmaktadır. Üniversiteler, bilim üreten, eğitim ve öğretim sunan kuruluşlar olarak sosyal sorumluluk yönünden diğer organizasyonlardan çok daha önemli bir ödev ve sorumluluk ahlakına sahip olmak durumundadırlar.

Bilimsellik. Üniversitelerde sadece bilimsel yöntemlerle yürütülen araştırma, deney ve gözlemlerden hareket edilir. Müsbet bilimlerde yapılan deney ve gözlem sonuçlarının yorumlanmasında sorumluluk ahlakı ve etik değerler gözardı edilmemelidir. Subjektif değer yargılarından tamamen arındırılması mümkün olmayan sosyal bilimlerde de en yüksek düzeyde tarafsız bilimsel bilgiye ulaşma ve elde edilen sonuçları mümkün olduğu ölçüde objektif olarak sunma gayreti olmalıdır.

Üniversite-Sanayi İşbirliği. İdeal bir üniversite sanayi ile yakın işbirliği içerisinde olmalıdır. Üniversite sanayiinin ihtiyaçlarını dikkate almalı, sanayii ile müşterek bazı projelerin gerçekleştirilmesi yolunda adımlar atmalıdır.. Üniversite ile sanayi kurum ve kuruluşları arasındaki ilişkinin geliştirilmesi çok önemlidir. [iii]

İdeal bir üniversite oluşturmak için bu ilkelerin ve kurumların hiç birisinin gözardı edilememesi gerekir.

 


 

[i] Bkz: http://www.metu.edu.tr/home/wwwoes/lima.html

[ii] Erkan Rehber, Yüksek Öğretimde Kalite Sorunu ve Akreditasyon, Bursa: Uludağ Üniversitesi Yayını, 2002. s.139.

[iii] “Üniversitelerle sanayi kurum ve kuruluşları arasında sıkı bir işbirliği, bazen üniversitenin yüklenmiş olduğu kamu hizmetinin öğretim ve araştırma boyutlarında aksamalara neden olabilir. Bu tür aksaklıkların yaşandığı OECD'ye üye ülkelerin çoğunda, üniversite bilim adamlarının akademik olmayan gruplarla ilişkilerini sınırlayan yasal düzenlemeler getirilmiştir. Ancak bu yasal düzenlemelerin, "üniversite ile sanayi kurum ve kuruluşları arasındaki ilişkilerin kurulmasında önemli engeller olduğu; bunların üstesinden gelmek, sanayi ve üniversiteler tarafından araştırma, öğretim ve ilgili ortak çabaları ilerletmek için teşvik edici tedbirler getirilmesi gerektiği; irtibat büroları ve haberleşme kanalları ile akademik personelin hareketliliğinin artırılması gerektiği", OECD tarafından rapor edilmiştir... Üniversitelerle sanayi kurumları arasındaki ilişkilerde hassas bir denge mevcuttur: Eğer, üniversite elemanları (özellikle akademik personel) sanayi kurumlarıyla çok sıkı bir ilişki içine girerlerse, yukarıda da belirtildiği gibi, üniversitelerin yüklendikleri kamu hizmetinin öğretim ve araştırma boyutlarında büyük aksamalara neden olabilirler. Şayet akademik personelle sanayi kurumlarının ilişkileri katı bir biçimde yasaklanırsa, bilimsel araştırma sonuçları ve teknolojik buluşların sanayi kesimine aktarılması çok büyük gecikmeyle gerçekleşeceği için toplumsal fayda sağlanamamış olacaktır. Bundan dolayı üniversite sanayi kesimi arasındaki ilişkiyi düzenleyen yasal düzenlemeler bu hassas dengeyi yakalamalıdırlar.” Ramazan Yıldırım, “Üniversite Kurumunun Dört Güncel Problemi”,

http://www.dicle.edu.tr/dictur/suryayin/khuka/universitekurumunun.htm

 

 


 

[i] Bkz: http://www.metu.edu.tr/home/wwwoes/lima.html